Bu sitenin içeriği Türkiye'deki sağlık mesleği mensuplarına yöneliktir. 

 

Gerçek Yaşam Ortamında Tedavi Edilen Akut Miyeloid

Lösemili Yaşlı Yetişkinlerde İlk Sıra Venetoklaks (VEN)

Bazlı Kombinasyon Tedavisi; Çok Merkezli Retrospektif Çalışma

GİRİŞ:

Akut miyeloid lösemi (AML), medyan tanı yaşı 68 olan yaşlı popülasyonun bir hastalığıdır. Yoğun kemoterapi almaya uygun olmayan 60 yaşından büyük hastalar için sonuçlar halen kötüdür. Ven bazlı kombinasyon tedavisi, Viale-A ve Viale-C'nin sonuçlarına dayanarak, sırasıyla hipometilasyon ajanları (HMA) veya düsük doz sitarabin (LDAC) ile kombinasyon halinde standart tedavi haline gelmiştir. Bu kombinasyon tedavisi, gerçek yaşam ortamında çoklu doz ayarlamalarına yol açacak şekilde miyelosupresiftir; bu, toplum temelli bir uygulamada çalışma yanıtlarının geçerliliğini ve genel sağkalımı (OS) etkileyebilir. Bu nedenle, etkinliği ve advers olayların modellerini daha iyi anlamak amacıyla gerçek yaşam ortamında ven bazlı kombinasyon tedavisi uygulanan hastaların sonuçlarını araştırmayı hedefledik.

 

YÖNTEMLER:

1 Ocak 2019'da ve sonrasında AML teşhisi konan ve azasitidin (aza), desitabin (dec) veya LDAC ile ilk basamakta ven temelli kombinasyon tedavisi alan 65 yaşında veya daha büyük hastalar COTA gerçek yaşam veri tabanında belirlenmiştir. COTA veri tabanı, kanserli hastaların teşhisi, klinik yönetimi ve sonuçları hakkında uzunlamasına, Sağlık Sigortası Taşınabilirlik ve Sorumluluk Yasası (HIPAA) ile uyumlu verilerden oluşan ABD merkezli bir veri kümesidir. Tedavi grubunda, gerçek yaşamdaki genel yanıt oranı (rwORR), OS ve advers olaylar dahil olmak üzere klinik sonuçlar hesaplanmıştır. Yanıtlar, tedavi eden hekim tarafından, tam yanıt (CR), kısmi yanıt (PR) veya progresif hastalık (PD) olarak tanımlanmıştır. Kategorik değişkenler ve rwORR, Fisher exact testi kullanılarak karşılaştırılmıştır. Hayatta kalma sonuçları Kaplan-Meier yöntemi kullanılarak hesaplanmış ve log-rank testi kullanılarak gruplar arasında karşılaştırılmıştır.

 

BULGULAR:

112 hastalık bir kohort ven bazlı kombinasyonla tedavi edilmiştir: Ven/aza (n=54), ven/dec (n=52) ve ven/LDAC (n=6). Tüm tedavi gruplarında, hastaların çoğunluğu (%91.1) üçüncü basamak dışı koşullarda tedavi edilmiştir. Medyan tanı yaşı 77’dir (IQR: 71-81 yaş). ELN riski olarak %6.2'si iyi, %19,6'sı orta ve %62,5'i kötü riskli AML'ye sahiptir. Ven/LDAC alan 6 hastadan besinde sekonder AML vardır (Tablo 1). Kohorttaki en yaygın moleküler anomaliler TP53 (%38.4), TET2 (%26,8), ASXL1 (%27.7) ve DNMT3A’dır (%20.5). Tedaviye göre rwORR ven/dec için %57.7, ven/aza için %55.6 ve ven/LDAC için %33.3’tür (ven/dec'e kıyasla ven/aza, p=0.85).

Medyan OS (mOS), en uzun ven/dec grubunda olup 13.9 aydır, ardından mOS'si 11.3 ay olan ven/aza ve 6.5 ay olan ven/LDAC gelmektedir (ven/dec'e kıyasla ven/aza, p =0.77). Tedaviyi bırakmanın en yaygın nedenleri toksisite (%32.1) ve ardından progresyon/yetersiz yanıttır (%10.7). En yaygın toksisiteler miyelosupresyon/sitopenilerle ilgilidir (Tablo 3). Bu kohortta, ilk remisyonda sadece 6 hastaya allojenik kök hücre nakli yapılmıştır ve ikinci remisyonda hiçbir hastaya allojenik nakil yapılmamıştır.

 

SONUÇLAR:

Bildiğimiz kadarıyla, bu veri seti, üçüncü basamak koşulları dışında ve gerçek yaşam ortamında ven bazlı kombinasyon tedavisi ile tedavi edilen en büyük hasta kohortunu temsil etmektedir. AML'yi tedavi etmek için daha düşük yoğunluklu rejimler kullanıldığında, daha fazla hasta indüksiyon almakta ve bulgularımızı klinik uygulamaya daha uygun hale getirmektedir. Ven/dec kombinasyonu en uzun OS'yi saglamasına ragmen, ven/aza'dan anlamlı derecede farklı değildir. Ven/HMA tedavisinde yanıt oranları daha düşüktür ve sağkalım sonuçları Viale-A çalısmasında bildirilenlerden daha kısadır, bu da gerçek yaşam ortamında miyelosupresyon nedeniyle tedavinin erken kesilmesiyle ilgili kaygıları artırmaktadır. Ven/LDAC kombinasyonu en kısa OS'yi sağlamıştır, bununla birlikte bu hastaların çoğu sekonder AML idi. Hedefe yönelik tedaviler açısından bu zengin popülasyona rağmen, sonuçlar genel olarak zayıf kalmıştır.

Retrospektif sonuç verilerini yorumlamanın bazı sakıncaları vardır. İlk olarak, bu veri setinde tedaviyle ilişkili AML olgusu yoktur, oysa 112 AML hastasını kapsayan yaşlı bir popülasyon için bu epey sıra dışıdır. Hastanın dosyasında tedaviye bağlı AML tanısının kullanılmamış olması daha büyük olasılıktır. Yeterince kapsanamayan diğer veri noktaları, ölüm nedeni ve Uluslararası Çalışma Grubu (International Working Group) yanıt kriterleridir. Mutasyon panel testi, toplum bazlı bir uygulama ortamında AML hastaları için yeterince kullanılmamaktadır. Bununla birlikte, bu veri seti, uygulama ortamına göre AML tedavisinin sonuçlarını karşılaştırmak için daha büyük veri setlerine olan ihtiyacı vurgulamaktadır.

 

Tablo 1. Demografik özellikler

Tablo 2. Moleküler ve sitogenetik anomaliler

Tablo 2. Moleküler ve sitogenetik anomaliler (Devam)

Tablo 3. Tedavi gruplarındaki 5 toksisite


Kısa Ürün Bilgisi için www.abbvie.com.tr adresine başvurunuz.

▼ Bu ilaç ek izlemeye tabidir. Bu üçgen yeni güvenlilik bilgisinin hızlı olarak belirlenmesini sağlayacaktır. Sağlık mesleği mensuplarının şüpheli advers reaksiyonları TÜFAM'a bildirmeleri beklenmektedir. Bakınız KÜB Bölüm 4.8 Advers reaksiyonlar nasıl raporlanır?

 

V’NİN GÜCÜ İLE YENİ BİR UMUT 2

Referanslar: 1.  Patel PA, et al. 4136 Frontline Venetoclax (ven) Based Combination Therapy in Older Adults with Acute Myeloid Leukemia Treated in the Real-World Setting; A Multi-Institutional Retrospective Study. ASH Annual Meeting & Exposition. December 2021. 2. Andrew H Wei et al. Midostaurin, enasidenib, CPX-351, gemtuzumab ozogamicin and venetoclax bring new hope to AML, Blood. 2017 Dec 7;130(23):2469-2474. doi: 10.1182/blood-2017-08-784066.

 TR-VNCAML-220024